<center>Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin</center><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.kamilkoyu.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>admin@kamilkoyu.com</webMaster><copyright>KAMİL KÖYÜ - 2007</copyright><language>tr-TR</language><item><title>HİLAL VE LALE</title><link>http://www.kamilkoyu.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=3</link><description> Ebced hesabında iki veya daha fazla ismin sayı değeri eşit oluşundan istifade edilerek,bu isimlerden birini söylemekle mecazen diğeri söylenmiş olur. Mesela (muhammed)ism-i şerifinin ebced ile sayı değeri 92 'dir.YAMAN DEDE'nin şu beyti buna işaret eder:AMAN LAFZI SENİN İSMİ ŞERİFİNE MÜSAVİDİR, ANIN İÇÜN AŞIKIN ZİKRİ ''AMAN''DIR YA RASULAllah!Yine lafza-i celal olanismi şerifinin ebced isminin dğeri,66'dır.Hilal ve lale'nin kelimelerininde değeri 66'dır.Bu kelimelerin değeride 66'dır.Onun için islamı temsil eden,camiilere ve minarelere alem olan, İslam devletlerinin bayraklarına koydukları Hilal aslındaismi şerifine rumuz olmakta,İsmi celale hürmeten onun yerine mecazen,hilal konulmaktadır.Yine bir devre ismini veren Laleye birde bu gözle bakmak lazımdır.Böylece bir lale soğanına niçin bu kadar fazla değer verildiği anlaşılabilir.Lale bahçelerine verilen kıymet,divan şairlerinin beyitlerindeki manalar daha iyi kavranabilir.Şair lale için şu beyti söylemiştir:SUBHU DEM DÖNSE NOLA MİHR-...</description><author>WEBMASTER</author><category>Okunma: 69</category><pubDate>03.01.2009 02:22:11</pubDate></item><item><title>BİR TAKVİME SAHİP OLMAK</title><link>http://www.kamilkoyu.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=1</link><description>Fatih'in vezirlerinden ünlü şair Ahmet Paşa bir gazelinde,Ey kamer-tal'at kaşın kavsin görüp takvîmdeAy başında fitne var deyü müneccimler yazarbuyurmuş.Aşağı yukarı, Ey yüzü dolunay gibi parlayan sevgili! Müneccimler, o dolunayın üzerinde senin kaşının kıvrımını görünce takvimlerine, ay başında fitne var diye bir açıklama yazdılar. gibi bir anlam içeren bu beytin derinliğini anlatmak bir hayli zor. Nedenine gelince:İnsanoğlu güneşin, ayın ve yıldızların hareketlerine bakarak en ilkel dönemlerden itibaren zamanı ölçmeye ve dilimlere ayırmaya çalışmış, bunları taş üzerine, ağaç gövdelerine çentikler atarak zapt etmiş. Bilgilerimize göre Sümer'de takvim yoktu, Mısır ve Babil'de her saltanat döneminin yılları ayrı ayrı sayılırdı, eski Yunan'da kuşak zaman (1 kuşak şimdiki 27 yıl) kullanılmıştı ve ilk düzenli, bilimsel takvimi Romalılar hazırlamıştı. Roma'nın kuruluşunu başlangıç kabul eden bu takvime göre Hz. İsa 753. senede doğmuştur. İsa'nın doğumundan 45 sene evvel Jullius Sezar bu tak...</description><author>WEBMASTER</author><category>Okunma: 12</category><pubDate>01.01.2009 11:37:10</pubDate></item></channel></rss>